Stefan Zweig intihar eder
Avusturyalı yazar ve muhabir Stefan Zweig, 28 Kasım 1881’de Viyana’da doğdu. 18 yaşına geldiğinde, Viyana Üniversitesi Felsefe ve Edebiyat Bilimleri Fakültesi’ne girdi. Yüksek öğrenimini burada […]
Avusturyalı yazar ve muhabir Stefan Zweig, 28 Kasım 1881’de Viyana’da doğdu. 18 yaşına geldiğinde, Viyana Üniversitesi Felsefe ve Edebiyat Bilimleri Fakültesi’ne girdi. Yüksek öğrenimini burada […]
“ah evet biliyorum demode lakırdılar bunlar demode irrasyonalizm, antikapitalizm demode dünya kocaman bir köy, en iyi sigara malbora…” —Ah Muhsin Ünlü Günümüzde ne kadar Doğu’ya […]
Çünkü gök sıkıntıyla ağar rüzgâr buruşur, bir yaprak düşer ve kaçıyordur solgun mavilikte maviler ve al geyikler. İşte altın ve kara akıntılar: analar, yitirilmiş resimlik […]
Fırlatıp atanlar var. Saklayanlar var. Evlerini düzenli olarak talan edenler var ya da onu, bir aşkın en gizli köşesi olan bir anıya çevirenler. Ve saklayanlar […]
Sevgili Ekmeleddin Amca, Öncelikle, neden Bey, Beyefendi, Sayın gibi sıfatlar kullanmadığımı belirtmek isterim. İsmi Ekmeleddin olan birine ancak bu gider diye düşündüm. Yani siz Hulusi […]
Bülent Parlak “İzdiham” sitesini dergiye çevirdi, ikinci sayısında genç, dinamik, parlak bir hüviyete ulaştı. Umarım böyle devam eder. “İzdiham” sadece internet ve dergi yayımı değil, […]
[Prag, 9 Ağustos 1920] [Cumartesi] Pazatesi Öğleden Sonra (Aklım Fikrim Cumarteside) Bugün sabah yazdığım mektuptakinden daha fazlasını söylemesem, bir yalancı olurdum; üstelik sana, senin karşında […]
Aynalara söylediğim cümleleri gözlerine ağıt yakma imkanı bulsaydım. Bulsaydım birkez daha ölürdüm. Ölürdüm çünkü ölmek, bir tür ağıt yakmaktır, elbette Kürtçe. O gün onca kitabın […]
Merhaba, “Olmasını istersin olmasından korkarsın.” Ne ilginç bir ruh halidir. Olsun diye duaya dua eklersiniz; ama aynı zamanda “ya olursa”nın endişesini de duyarsınız. Zira olduktan […]
Burası çocukluğumun her mısrasını aruz ölçüsüyle kaldırımlarına yazdığım, inançsıza bile şükür sebebi olabilecek kadar güzel kadınların geçtiği, yalanlarını bildiğim en dürüst insanların yaşadığı sokak. Bu […]
İstanbul’a en yakın Anadolu denir Adapazarı’na. Bu tabiri bir arkadaşımdan duymuştum fakat yaygın, anonim gibi gelmişti kulağıma. Evet, neticede Adapazarı net şekilde taşradır: Merkeze, İstanbul’a […]
Eğitimli ve bilge kişilerin ortaya koydukları akla dayalı bilgi yaşamın anlamını reddederken büyük insan kitleleri, bütün insanlık, bu anlamı akıldışı bilgiyle algılıyordu. Bu akıldışı bilgi […]
“Hayat böyledir işte; kendi kaderiniz üzerinde bahçeden toplanıp fırında pişirilen sebzeler kadar bile söz hakkınız yoktur.” “..Ben o tür bir insan değilim elbette. Karşımda birisi […]
Pişmiş el sadece bir kahramanlıktır. Van Gogh’un akıl sağlığından söz edilebilir, o ki, hayatı boyunca sadece bir elini pişirmiş ve bundan başka da bir kez […]
Mektup ne güzeldir” Lâedrî “İnsan niye mektup yazar? Ya yüz yüze gelince anlatmak istediklerini açık açık söyleyemiyordur, ya da o ikinci kişi uzaktadır, onunla yüz […]
Geçen haftadan beri hayatımın pek bir anlamı yok gibi geliyor. Ne yazılarımı okutacağım birisi, ne sabah güldüğümüz birisi, ne de balkonda kuşları yemlediğimiz birisi var […]
Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Gün saltanatıyla gitti mi bir defa Yalnızlığımızla doldurup her yeri Bir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan Lavanta […]
“Herkes aynı yöne çekseydi, dünya alabora olurdu.” Yidiş atasözü I Düşüncelerimizin, fikirlerimizin, zevklerimizin, deneyimlerimizin doğrulanmasına ihtiyaç duyarız. Bu, bizim hem birey olarak hem de […]
Mavi Yeşil, edebiyat dünyasındaki dik başlı yürüyüşüne, bütün olumsuzluklara rağmen devam ediyor. Tam anlamıyla bir dergi mezarlığı olan Türkiye’de, Mavi Yeşil’in inadına söyleyecek daha çok […]
ölüm müydü karagöz kadar aksi hacivat kadar kararlı olan bilemedik çubuk muydu perde miydi seyirci miydi bizi bu hayata zorlayan bilemedik Edip Galip (Seyyar Fanzin, […]
zorbela* şu dünyada en kendi halinde yaşayan iki kişi vardıysa, ikisi de az sonra anlatacağımız iki kişiydi. hasan, tanımadığı başka ve kendi halinde olup olmadığı […]
Gözleri bulut rengindeydi, yok, melekût rengindeydi, atmosfer, kurşuni ilksizlik sabahı rengindeydi, ruh… Rengindeydi. Haaa! Anladım; gözleri tümüyle ruh rengindeydi, ruh ne renktedir? Ruh mu? Bilmeyecek ne […]
Uzun süreden beri heyecan eksikliği çok derinden hissedilen yeryüzünün can sıkıcı hareketsizliğine ilaç olacak bomba gibi bir dergi daha ateşleniyor! Bugüne kadar bırakın edebiyat dergilerini, […]
Saman kağıt üzerine yazılmış değerli şeyler vardır. Yazılı basının ölmeye yüz tuttuğu bir dönemde yeni bir şeyler söylemek için başvurduğumuz bir yoldur yeni toprak. Chuck […]
“O kadar şey geçti ki gözlerimizin önünden Sonunda hiçbir şey göremez olduk” (Seferis) Baştan söylemiş olayım: bu yazı, 2015 yılında yayımlanmış ve fakat hak ettiği […]
Orhan Pamuk, “Kafamda Bir Tuhaflık”ı 2015 yılında yayımlamıştı. Sadece bir yıllık bir aranın ardından yeni romanını da tamamladı. Okuyucuları açısından bir sürpriz olabilir ama sürenin […]
Cengiz Aytmatov, kuşkusuz büyük bir anlatıcı. Belki de anlatımından çok, anlattıkları ile devleşen bir edebiyatçı. Yani büyük hikâyelerin anlatıcısı. Kahramanların davranışları o kadar derin gerçeklikleri […]
1. Gün Kollarıyla oturduğu koltuğu arkadan kavrayarak iyice gerindi. Kalktı. Koridora çıktı. Dar pencereden süzülen güneş ışıkları koridora loş bir aydınlık bulaştırıyordu. Havada süzülen toz […]
Yazıcı Beyaz kâğıdın bağrına, daktilonun sert tuşları ile son kelimesini işledikten sonra, kâğıdı silindirden ayırıp aldı. Kahverengi deri çantasının içine özenle yerleştirdi. ‘Tamam’ olduğuna inandığı […]
Söylediklerim acı, sivri ve inciticidir. Eğer görüşlerimde hakikat payı olduğuna inanıyorsanız, lütfen, bu acıtıcı sözlerimden dolayı beni affedin. Zira maslahata göre konuşmak, insanların hoşuna gider. […]
Adım Bünyamin. Biraz önce dinlediğim bir hikâye hayatımı değiştirdi. Yazmaya yanlış başladığımın farkındayım. Ama düzeltmeden devam edeceğim. Bir an önce size anlatmak istiyorum olan biten […]
Sendin Hakikat varlığın deryasında bir haykırış baharı birlikte getiren zemheri yaşamın umudun arkasındaki yanan mum çöl gecelerinin gizeminde Sendin Özgürlüğe susamış kelepçeli eller bir ilhamın […]
Yeni romanı “mehmet’i sakatlayan serçe parmağı” geçtiğimiz günlerde yayınlanan Güray Süngü ile arkadaşımız Yunus Meşe konuştu. Okur yanınızdan başlayalım uygun görürseniz. Hazırlayıp takip ettiğiniz bir […]
Geçtiğimiz günlerde Dedalus’tan son kitabı çıkan Necip Tosun ile kitabı hakkında arkadaşımız Yunus Meşe, İzdiham için konuştu. “Öykü bir kader gibi beni buldu:” […]
Şüphesiz ki her bir dergi başlı başına bir okuldur. Yazarını, şairini yetiştirir. Dergiler edebiyatın zahmeti ve can damarıdır. En taze yazılar oralarda görünür ilkin. En […]
Öykü yaşanmış ve yaşanmakta olana yeni bir gözle bakıp, onun görünmeyenini hissettirdiğinde kıymetlidir. Ve başarılı kabul edilir. Yalçın Tosun öykücülüğünün başarısı da bu farklı gözlem […]
Çok fazla Ahmet Kaya dinlemekten Altı yılda bitti dört yıllık fakülte Vize akşamlarında, kum gibi Yoksa isyan akşamları mıydı Ömrü uzatır mı bilinmez de Üniversite […]
Gamze Güller, Ankara’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini TED Ankara kolejinde Yüksek lisans öğrenimini İTÜ mimarlık fakültesinde tamamladı. Öykülerinden oluşan ilk kitabı “içimdeki kalabalık” […]
1.Beni,olduğum gibi,kim benden daha iyi tasvir edebilir? Meğer ki beni,kendi tanıdığımdan daha iyi tanıdığını iddia eden biri bulunsun. 2.Bende ne cila ne de riya olabilir,kalbimde […]
İnsanlar çoğu zaman ortak bir davanın peşinde oldukları halde, bir birlik haline gelip,davaya dört elle sarılmazlar. Büyük çaplı her türlü hareket,ancak uzun zamandan beri insanların […]