Mustafa Kutlu, Dua
Dua, itiraf etmektir. “İlahî!.. Suçluyum, günahkârım ama pişmanım, beni affet” demektir. Burada muhtemel hatta mutlak cezanın korkusundan çok Cenab-ı Hakk’ın rızasını kaybetmenin ezikliği vardır. Günahtan […]
Dua, itiraf etmektir. “İlahî!.. Suçluyum, günahkârım ama pişmanım, beni affet” demektir. Burada muhtemel hatta mutlak cezanın korkusundan çok Cenab-ı Hakk’ın rızasını kaybetmenin ezikliği vardır. Günahtan […]
Yağmurun üçüncü günü evin içinde öyle çok yengeç öldürmüşlerdi ki, sonunda Pelayo onları denize atmak için seller altındaki avludan bata çıka geçmek zorunda kaldı, çünkü […]
Esmiyor bir türlü. Yaz ağır. Şıkır şıkır akasya bile çökmüş sıcağın içine, kıpırdamıyor. Musluk da sıcak. Sabahın bin bir habercisi, kuşlar, sessiz. Oysa birkaç gün […]
Şiirler, nereden geldiği belli olmayan, tanımı yapılamayan, bütün yaşamımızı etkileyen boyutları evrence süren o ateşböcekleridir. Şiir yazan sözcüklerin “yeri” vardır. Bu yerler sandığımızdan büyüktür. Yanyana […]
Güzel olmayı, güzel görmeyi, güzel bilmeyi, güzel eylemeyi pek beceremiyoruz artık. Bakmayın ‘güzel adam’, ‘güzel insan’ laflarının gırla gitmesine… Bu kadar çok ‘güzel insan’dan sadır […]
Orhan Veli’nin kavgası edebiyatımızın en büyük kavgasıdır, buna inanıyorum. Bu kavganın yurdumuzdaki bütün şiir köklerini büyük büyük ırgalayan bir işlevi oldu. Irmağın yatağını daha doğal […]
Okyanusya’nın resmi dili olan Yenikonuş, İngsos’un ya da İngiliz Sosyalizminin ideolojik gereksinimlerini karşılamak üzere oluşturulmuştu. 1984 yılında, Yenikonuşu henüz yazı ya da tek bir iletim […]
Kapının arkasında, ayakta duruyordu. Öteki koltukta oturuyor çatalla çilek yiyordu. Çilekler şekersizdi. Cam bir kasenin içindeydiler. Birden çıktı saklandığı yerden. (biraz acele etmiş olduğunu da […]
Amerika denince aklıma ilk gelen, parıltısıyla siyah güneş gözlüklerinin altında bile gözleri kamaştıran fast food zincirlerinin cazibesi olur. Bu parıltı sadece gözlerimi değil, çocukluk hayallerimi […]
5 Mart 2025 Namaz kıyam ile başlar. Hatırdan kıyamın lügavî manasının “kalkma ” olduğunu çıkarmamak lâzım. Bir Müslümanın samimiyetle kıyam edişi onun münafık olmadığının, dinine olan sadakatinin […]
Bir şahıs olarak varlığımı gözümde ve gönlümde canlandırdığımda ortaya çıkan resimde cep telefonunun yerini bulmam imkânsız. Bir cep telefonumun olmayışına şükrediyor ve gün gelip de […]
Oruç, hiç gecikmeden, yolunu şaşırmadan, tam saatinde, dinç ve genç, tarihin dinamizmini de özünde gaybın bir üfleyişi gibi taşıyarak geldi. Mademki geldi, onu iyi tanımak […]
Doğurganlık oranının azalması, nüfusumuzun yaşlanması, geleneksel büyük ailenin dağılıp çekirdek ailenin tercih edilmesi, boşanmaların artması, evlilik yaşının 30’a doğru gitmesi, gençlerin yuva kurmaktan çekinmeleri, ekonomik […]
İnsan açık kapılardan iyi geçmek isterse eğer, bu kapıların çerçevelerinin sağlam olmasına dikkat etmek zorundadır: Yaşlı profesörün yaşamına hep rehber edinmiş olduğu bu temel ilke, […]
Bir gün en sevdiğim öldü, ben neye üzülsem onun ölümüne ağladım. Kalbime mıh gibi kazınan bu acı, gurbete düşmüş hüzünlerime yer tayin ediyordu. Öyle ki bağrı […]
Niyeti hiçbir zaman duasını tamamlamak değildi. Tek amacı, “İşte, bak,” demekti. “Gör, nasıl da çabalıyorum.” Şehrin soluk ışıkları, akşamın alacakaranlığına karışıyordu. Yine aynı bankta oturdu. […]
Hz. Musa’nın darbesi (askeri darbe), Spinoza için de oldukça önemli bir tarihsel ve teorik cevheri temsil etmektedir. Tanrıbilimsel Politik İnceleme (Theologico-Political Treatise) isimli eserinin 17. […]
“Ne hayatı varmış kentlerde? Varsa bile size var ! Ne geçiyor eline bizden oraya gidenlerin? Ne olabiliyorlar? Kapıcı, çöpçü, hızmatçı, dutma … İstanbul-Ankara’daki avratların sidikli […]
Bir zamanlar, “Tüm büyük hikayeler iki şekilde başlar: Ya bir adam bir yolculuğa çıkar ya da bir yabancı şehre gelir,” diye bir söz duymuştum. Tolstoy’a […]
Büyükanne. Aklaşmış saçlarını toplamış, yüzü ince. Sıska bacakları. Hep mutfakta, midesine bir bıçak dayamış olarak yakaladığım büyükanne, hareketsiz. Ne kendi kıpırdıyor, ne de bıçağı kıpırdatıyor.– […]
Nihat Hayri Azamat’ın yeni şiir kitabı Dergâh Yayınlarından çıktı. Şairin ikinci şiir kitabı olan Ten Yükünün Sarhoş Tellalı’nın tanıtımında ”Yağmur” şiirine yer verildi. YAĞMUR bir […]
Akşam olunca şu ikisinden birini yaparım. Hiç değilse bir süredir bu böyle —Ya Hiçse? Orasını bilemem. Ya gidip ilkin bir yerde çay içerim ya da […]
İşsizlik kötü şey vesselam. İşsizliğin kötü olduğunu da yalnız aç kaldığım zamanlar, düşünüyorum. Can sıkıntısından bunaldığım sıralarda da düşünsem ya. Olmuyor. Bu bahçeye de hep […]
Merhabalar Serdar Bey. Öncelikle Fabrik Kitap etiketiyle çıkmış olan Trajedinin Zarafeti adlı yeni kitabınız hayırlı olsun. Trajedinin Zarafeti, ülkemizin yakın-orta geçmişinde popüler olan Arabesk müzik türüne ışık tutmakta, bu meseleye […]
Kalkıp İsmet Özel’i savunacak halim yok. Birkaç gündür yoğunlaştırılmış ve ayağa düşürülmüş bir şekilde taşlattırılırken de. Meyve mi verdi; sorsanız, sormamıza gerek yok söylüyor, en […]
Off. Bugün hakikaten zihnimi meşgul eden bir mesele var. Durup durup dönüyorum aynı daire etrafında. Şu özgürlük meselesi canımı sıkıyor. Anlaşamıyorum akranlarımla ya! Nedir bu özgürlük? Ne olmalıdır? Altı […]
İnsanlar başlarına geçip mezarlara konuştular yüzyıllarca. Var mı mezarları dinleyen?Toprağın üstünden altına doğru anlattılar acılarını ve sevinçlerini. Helalleştiler, hesaplaştılarçoğu zaman hatta. Hayattayken konuşamadıklarını konuştular. Bastırılmış […]
Gül yüzlü mahsûbem, dilber-i cânânım,Firak ateşinde yanar cihânım.Neyleyim bu hâli, ey dilber-i gamım,Sensiz geçen günler, zindan-ı cânım. Ey çeşm-i siyâhın, gam-ı derdime derman,Sensiz bu gönül […]
Eski defterleri karıştırırken, defter dediğim çoğunluğu a4 ebadında olan kağıt yığını, karşıma çıktı bu. Bu, aşağıdaki çeviri. Hatta ‘’çevirme’’ demesi daha doğru, denemesi? O bedava. […]
Kalabalık kentlerde binlerce insan her gün birbirine temas ediyor fakat nüfuz edemiyor. Kentin yabancıları ile hemşeri oluyoruz. Herkes bir telaş ile bir şeylerin peşinde. Bir kentte düğün, taziye, […]
Müziğe olan ilgin nasıl başladı? Ben bu yolda ilerlemeliyim düşüncesine seni iten temel sebepler neler? Melik Evren: Çocukluk yıllarımdan beri potansiyelini gördüğüm her yer hayalimde […]
Göçmenler neden küvetlerinde köpek balığı beslerler bilir misiniz? Suriyeliler, neden kâğıt toplar? Yaşadıklarımızın korku filmi olduğuna bizi kim ikna edebilir? Afganlar mı? Hayır yanıldınız! Bilirsiniz […]
Tanrı’ ya soru sorulur mu? Elbette sorulur.Tanrı sorularımızın cevabını bize verir mi? Elbette verir.Tanrı nasıl cevap verir?İlham’la… Evrenin yaratılışı ve insanın husulü konusunda birden çok […]
Aslında hayatımızdaki her deneyim, ruhsal tekâmül yolculuğumuzda birer öğretmendir. Kimi zamanyaşadığımız kayıplar, ayrılıklar ve acılar, içsel dünyamızda derin bir uyanışa kapı aralar. Bu sürezarfında aklımızdan […]
Tadı tuzu yoktu yaptıklarının. Bir hayali, hedefi, istikameti yoktu. Var gibi görünüyordu, belki bir robot gibi, yaptıklarıyla takdir de görüyordu. Ama ne varsa ona hoş gelen, geçiciydi. Ona ait değildi […]
İnsan yalnızlığını en çok da buz gibi bir sabaha uyandığında fark ediyor. Bu sabahyine çok üşüdüm dün sabah olduğu gibi. Hiç şaşmayan alarmımla rutin kavgamızıedip […]
ikindi yağmurlarını en çok ben severim toprak kokusu karışınca işçilerin telaşına ferahlamışken tarlasını allah’a emanet eden babanın yüreği denizler artık hazırdır kıyıları daha sert okşamaya […]
Yaprakları dökülüyor son bahçemizingülistanımız dönüyor hara bir çocuğun gökleri delen bakışlarında kör bulutlar kan kırmızı yağmurla sınıyor çorak toprağımızı Sahici rüyalardan uyanıp döküldük meydanlaraavazımız çıktığı kadar susarak belki bir […]
Bir yazarla etimoloji üzerine konuştuğumuz günün sabahı. Saat altı, on beş. Ankara’nın bütün uyumsuzlarının toplandığı bir semtin en sessiz vaktinde -nerden estiğini bilmiyorum (üstelik bunu düşünecek kadar da […]