üstümde bir dağ var kalbimi ezen
üstümde ölü bebeklerin
iki sorgu meleği gibi duran gözleri
ellerimle yokluyorum
kalbim yerinde değil gibi bir acı
kalbim silahın kabzasında biriken ter
bitirmek için bu nukûşu azabı
konuşmayı bilmeyen bebeklerin
anlattıklarını duymam yeter
avuçlarımda yetim kızların dilekleri
avuçlarımda titreyen bin yıllık dualar
bir söğüt gölgesinde uyuyan mecruhum
düşümde nehir kenarı bembeyaz efkar
kamaşıyor şimdi baruttan ruhum
ölüm denizinde yüzen kadınlar
gövdeme bir kaya gibi çökmüş
terkedilen
minaresiz ezanlarbebekler ölünce ağlamıyor, görüyorum
doğurmayın beni artık analar
ben bu kalbi taşıyamıyorum
İZDİHAM